ATPL Dersleri Bitti, Sırada UÇMAK Var

Dersler bitti, peki şimdi ne olacak? Bu süreç nasıl geçti? Dersler gerçekten çok mu zordu? Çalışma metodları nasıldı? Uçuşlar nasıl yapılacak? Haydi bu 8 aylık döneme geri dönelim ve bir de benim gözümden bakalım yer dersleri sürecine…

Bu yazımı yazmaya başlamadan önce, geçmişte yazdığım yazılara şöyle bir göz atmak istedim. Şaka değil bu sürece başvurmaya ilk karar vermemin üzerinden tam 5,5 yıl geçmiş. Acısıyla tatlısıyla, hem üzüntü hem mutluluk içeren gözyaşlarıyla geçen neredeyse tam 6 yıl… Ve bugün gururla, belki biraz mutluluk biraz da tatlı bir hüzünle ATPL derslerimin bitişini yazmak için basıyorum tuşlara.

8 ay önce Isparta’ya gelip yerleştiğim günü, ailemden ayrılırken yaşadığım hüznü, otelde bir türlü uyku tutmayan ilk gecemi, ilk okul günümü, okula giderken gözlerimin dolduğunu ve ilk üniformamı giydiğim günü dün gibi iyi hatırlıyorum. Hissettiklerim hala kalbimde çok taze. Zaman ne kadar garip bir kavram, geçsin istersin bir ömür gibi gelir ancak bir de bakmışsın aslında günler, aylar saniyeler kadar hızlı akıp gitmiş. Şimdi ise oturmuş sizlere ‘geçmiş’ olarak tanımlamaya üzüldüğüm günlerim hakkında bir yazı yazmaya çalışıyorum.

Biraz hüzünlü bir girizgahtan sonra artık gerçeklere döneyim. Birkaç gün önce, sizlerin de anlamış olacağınız üzere ATPL yani yer derslerimi bitirdim. THY 9. Filosu olarak artık uçmaya bir adım daha yakınız. Uçmaya, hayallerime her zaman merak ettiğim o hissi yaşamaya bir adım uzaktayım sadece. O da son kalan sınavlarım. Okulumu bitirdim ve sınavlardan önce bize verilen zaman diliminde efektif şekilde çalışarak bu süreci de başarı ile tamamlamak için kolları sıvadım. Ha bu arada sizlerle paylaşmadığım öenmli bir detay oldu bu arada – eve taşındım.

Birçoğunuzun bildiği üzere ilk geldiğimde burada şirketimizin bizi yerleştirdiği otelde konaklıyordum. Ve işin aslı bu durum bir nevi benim için ‘dreamlife’ modeliydi ya da ben öyle sanıyordum. Ancak otelde yaşamak o kadar da mataf bir şey değilmiş özellikle yerlerde serili halıflexler yüzünden hastalanmaya başladığınızda. Artısını eksisini enine boyuna değerlendirdiğim uzun SWOT analizleri sonunda eve çıkmak seçeneği galip geldi. Evet bu satırları size şirin mi şirin, minnak evimden yazıyorum. Evimde yazdığım ilk yazım 🙂

Konuya geri dönelim… Sınavların ve artık düzenli olarak okula gitmenin artık bitmesi üzerine genel olarak herkes çok mutlu. Tabi ben de mutluyum çünkü uçmaya yaklaştım artık ancak benim içimde tatlı bir hüzün de var. Belki okuldan mezun olalı uzun yıllar olduğundan, belki çocukluğumdan beri okula gitmeyi çok sevdiğimdendir bilinmez, ben okulumu seviyordum. İşin aslı hayatımın her döneminin mutlu izler bırakmasını sağlayabildiğim için belki de o devirler kapanırken biraz içim burkuluyordur. Sonuç olarak iyisiyle kötüsüyle birlikte bu yola başladığınız filonuzla yavaş yavaş ayrılmak üzeresiniz.

Evet, sınavlarımız için bize verilen süre zarfında her zaman yaptığım gibi Ankara’ya- evime gitmek yerine burada kendime kurduğum düzenimle, keyif alarak ders-spor-netflix üçlüsünü yaşamayı hedefliyordum. Ne yazık ki tüm Dünya’yı saran Corona salgını nedeniyle hem sınavlarımız iptal oldu hem de virüs salgını tehlikesiyle henüz yazıldığım spor salonu rutinim bozulmuş oldu. Ancak tabii ki bunlar büyük dertler değil (hepimiz sağlıklı olduğumuz sürece)

Gelelim bu süreçte ne yaptığıma. Açıkçası ben sınavlarım iptal olmamış gibi kendime belirlediğim programıma devam ediyorum. Zaten eninde sonunda çalışacağım derslerime, en azından önceden stres altında olmadan bir göz gezdirmiş olacağım. Keza evde boş boş oturmayı kim sever ki? (Malum mümkün olduğunca dışarıya çıkmıyorum, gezme tozma tarafımdan bir süre işleri askıya alındı)

Bu zaman zarfında sizlerle belki dersler hakkında biraz paylaşım yaparım, belki yeni açtığım Youtube kanalımda sizler için faydalı olabilecek bilgileri paylaşırım ve hatta instagramdan soru-cevap günleri yapabiliriz. Oralarda biryerlerde sizlere dokunabilmek beni de çok mutlu ediyor.

Ben de buraya gelmeden önce çok fazla üst filolara yazıp bilgi almaya çalışan veya Whatsapp gruplarına üye olan biri değildim. O nedenle de bazen sürecin nasıl işlediğine dair bilgilere burada eriştim. Mesele dersler bitince ne olacak? Uçuşlar nasıl başlayacak?, Süreç nasıl devam edecek? Merak edenler için bugün biraz bu konulardan bahsedeyim.

UÇUŞLAR NASIL OLACAK?

Son sınavlarımızı da vermemizle birlikte uçuş öncesi bazı eğitimler alacağız. Bunlar kısa süreli eğitimler olacak. Daha sonra filo olarak hangi uçaklar, hangi öğretmenler ve hangi şehirde uçacağımız belli olacak. Isparta’da okuyan öğrencilerin Uşak’ta da uçma ihtimalleri olabiliyor ki burada gerçekten gönüller burada kalmayı diliyor. Uçuşlar, öyle her gün belli saatlerde okula giderek yapılmıyor. Size belirlenen günlerde okula gidip uçuşlarınızı yapıyorsunuz. Her uçuştan önce, briefinglere katılıyor ve size sorulan soruları yanıtlıyorsunuz. Yine bu briefinglerde, o günün hava şartları, pist koşulları, gideceğiniz meydandaki hava durumu gibi bilgileri ediniyorsunuz. ( Tabi uçacak kişi olarak bu bilgilere sizin zaten önceden sahip olmanız bekleniyor)

ATPL SINAVLARINI GEÇMEK ÇOK MU ZOR?

Benim açımdan uçuşa geçmenin en iyi yanı (uçmanın kendisinin haricinde), artık sorular üzerinden değil gerçekten bir şeyler öğrenmek için ders çalışacak olmak. Bu okula başlamadan önce, akademiye benden önce başlayan yakın bir arkadaşım bana soru ezberlemekle ilgili bir mecbur kalma durumundan bahsetmişti. Daha sonra bazı hocalarım da yine aynı beyanlarda bulunarak ‘sorulara bakmadan girsem ben bile geçemem’ gibi söylemlerde bulunmuştu. Ben bu durumun gerçekliğini katiyen reddettim( İlk başlarda) fakat ne yazık ki okulun bitişinin son düzlüğündeyim ve ben de pes ettim. Sizlere benim naçizane tavsiyem, soruları her ne kadar geçmek için ezberlesenizde yine de olan bitenin ne olduğundan bir haber olmayın. Belki sınavlardan sürekli 100, 95 alacaksınız ancak yarın öbür gün bu uçakların koltuklarında sizler oturacaksınız. Sizler kendi canınızdan sorumlusunuz ancak daha önemlisi yüzlerce insanın hayatı sizlere emanet olacak. Burası üniversite veya lise değil. Kendi yapacağınız hatanın sonucunun sadece sizleri bağlamayacağı bir noktadasınız artık. Bunun bilinci ile ders çalışın. Derslerde soru ezberleyip, soru dönüp durmayın. Dersleri dinleyin, Hayatınızın hiçbir döneminde bir daha kimse size gelip saatlerce öğrenmeniz için birşeyler anlatmayacak. Tek yapmanız gerekenin dinlemek olduğu bu okullarda, zaten sabah yatağınızdan hali hazırda çıkıp gelmişken o zamanın hakkını iyi verin. Sevmediğiniz hocalar, sevmediğiniz dersler olacak muhakkak ancak bu sizin geleceğiniz unutmayın. Kimseyi sevmek zorunda değilsiniz elbet ancak kimden ne alabilirseniz alın. Ve bir dönem benim de yaptığım hataya düşüp ‘Bu ders çok zormuş, kesinlikle ilk seferde geçilmiyormuş’ gibi boş laflara sakın kulak asmayın. Tüm kalbimle sizlere yazıyorum ki hiçbir ders geçilmeyecek kadar zor değildi. En ama en çok tedirgin olduğum dersi, (GenNAV), sınıfta o kadar iyi dinleyip o kadar dert edip sıkı çalışmışım ki sınavdan önce soruları ezberlememe veya iki tur atmama gerek kalmadan, rahat rahat çözerek geçtim sınavını. Ha burada soru ezberlemekle sınavda çözmek arasında bir fark var. Benim sınavda soruları çözeceğimin bir garantisi yoktu. Ben 2 saatlik sınavın tamamını çözerek son dakikalarda salondan çıktım. Eğer bu sizin için stresli geliyorsa, GenNAV gibi dersin de sorularını- cevaplarını ezberler, kendinizi garantiye alır akabinde de yarım saatte sınavdan çıkarsınız. Kimse size neden yaptın demez. Tercih sizin.

Ben bu şekilde yazıyorum, konuşuyorum ancak unutmayın bunlar da henüz akademide okuyan bir öğrencinin kendi kişisel fikirleri. İlerde söylemlerimin ne kadar doğru veya faydalı olup olmayacağını göreceğim. O zaman da sizlerle haksız çıksam bile gelip paylaşacağım.

-Ipad MUAMMASI

Aklıma gelmişken bir bilgi paylaşayım. Okula başlar başlamaz Ipad’in çok lazım olacağı söylentiler üzerine hemen bir Ipad edindim. Ben büyük keyifle kullanıyorum ve kolaylıklarının olduğu aşikar ancak şimdiye kadar ipad’im olmasaydı şunu yapamazdım, şundan geri kalırdım dediğim bir durum olmadı. Uçuşlarda bu durum değişebilir fakat buraya gelir gelmez kendinizi sıkıntıya sokmanıza gerek yok. Kolaylık olsun derseniz edinin tabi o başka.

Sürecin devamını, uçuş aşamalarını ve şuan için bilmediğim ama ileride karşılacağım her yeni durumla ilgili sizlere yazmaya devam edeceğim. Son günlerde havacılık sektörü sıkıntılı günler geçiriyor ancak tekrar iyi günlere dönmeyi umarak ve ümidimizi kaybetmeden çalışmaya devam ederek yolumuzda ilerlemek bize düşen pay…

Sizlerde bu koltuklarda yerinizi almak için pes etmeden çalışmaya devam edin, hayallerinizden korkmayın.

Burcu DENİZ

bd

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.