Nasıl Bir Yer Bu Isparta? Peki Er-Ah Uçuş Akademisi Nasıl Bir Okul?

Ben sınavlara hazırlanırken birçok farklı bilgiye erişebilmek adına, ciddi çabalar sarf etmek zorundaydım. Öyle pek fazla süreç hakkında bilgisi olan olmadığı gibi, yazmayı tercih edenlerin sayısı da bir haylı azdı. Tam da üslübunu, deneyimlerini beğendiğim merak ettiğim birilerini buldum derken, o kişilerin mutlu haberi almasıyla birlikte iletişimimiz kopardı. Halbulki bizler de onlarla sevinip onlarla üzülmüştüm. Maceralarının devamını da bilmek, görmek istiyordum. Ve aslında ben de her pilot olmak isteyen aday gibi o ulaşılması imkansız gözüken “Akademi’de” neler olup bittiğini deli gibi merak ediyordum.

İşte bu noktada kendime kızdığım yer geliyor. Okulu kazandığım günden itibaren yazı yazamadım. İnstagramdan gelen harika mesajlara veya sorulan sorulara yanıt veremedim. Bu nedenle sizlere özrü bir borç bilirim ancak bilmenizi isterim ki yazamayışımın nedeni artık bilgi vermeye ihtiyaç duymamam değil bulunduğum ortama adaptasyon sürecimle ilgiliydi. Ve şimdi I’m Back:)

Bir çok kişinin bildiği üzere THY’nin anlaşmalı olduğu okullardan biri olan Isparta’daki Er-Ah Uçuş Akademisinde eğitimime başladım. Bu yazımda size Isparta’ya geleceğimi öğrendiğim günden itibaren yaşadıklarımı, deneyimlediklerimi anlatacağım. Bundan sonraki zamanlar için ise dersler ve okul ile ilgili içerikler paylaşmaya özen göstereceğim.

Isparta. Daha önce gelmiş olanlarınız vardır belki. İşte ben bunlardan biri değilim:) Bu nedenle de her insan evladının yaptığı gibi bilinmeyene karşı olumsuz tavrımı takınıp yola koyuldum. Ankara’dan annem ve kardeşimle çıktığımız yol, YAndex’in muhteşem hizmeti sayesinde eziyete döndü. Eğer Isparta’ya gelecek olursanız, yol tarifine Yandex’ten bakmayın.

Şehre vardığımızda akşam olmuştu ve sağanak yağış vardı. Aynı zamanda lavanta festivalinin olduğu haftaya geldiğimiz için otellerde yer yoktu. Siz siz olun “Nasıl olsa yer buluruz yaaaa” kafasıyla buraya gelmeyin. Çünkü bilmiyor olabilirsiniz ama Isparta popüler bir yer(miş).

İlk akşam otogarın karşısında bir otelde yer bulabildik ve yerleştik. Filo olarak benim konaklayacağım asıl otel “Hilton Garden Inn” oteli olarak belirlendi. Kendi otelime yerleşmeden biraz şehri keşfetmek istedim ve gece saatlerine doğru dışarı adımımı attım. Bulunduğumuz yer yani Barida, Ramada otellerinin bulunduğu bölge, yeni gelişen ve bu aralar popüler olan bir yermiş. Ana caddeye çıkar çıkmaz, Mercedes O 302 otobüsünün ikiye ayrılmış ilginç tasarımına sahip bir kafe gördüm. Burç Fırın.

Annemle hemen içeri girdik ve tabii ki kalite kontrol kısmını anneciğe bırakarak ben mana bulma görevime geçtim. Ancak bulamaadım. İşte benim için Isparta’daki en değerli yer böylece burası oldu. O gün duygusal yoğunlukla buraya tutulmuş olsam da sonraki günlerde cidden sevdiğim bir mekan haline geldi, menüleri de güzel, ortamı da. Tavsiye ederim. (Pastaları da güzellll)

O gece aslında şehir ile ilgili ilk şaşırmalarımı yaşamaya başladım çünkü gece geç saatlere kadar hayat vardı ve oldukça pozitifti. Havası ise benim için ha ri kaydı. ( Yağmurlu ve serin)

Ertesi gün, otelime yerleşme günüydü. Gittiğimde zaten listede yer alan adıma imza atarak yeni evime çıktım. Odam çok güzel ve huzurlu geldi bana. Ailecek yerleşme işlemimi tamamladıktan sonra, Isparta’nın merkezini keşfe çıktık. Zaten ufak bir şehir olduğu için kolaylıkla her yeri gezebiliyorsunuz. Şehir çabuk bitince sultanımızın isteği üzerine, lavanta festivaline doğru yola koyulduk. Kesinlikle merak etmediğim ve çok da hoşlanmadığım lavantalar için yaklaşık 40 km. yol gidecek olmanın verdiği mutluluk ile direksiyona koyuldum. Yol ilerledikçe Türkiye’nin her ilinden plakaya sahip akın akın gelen araçlara şaşırmayı bırakıp yurt dışı plakaları saymaya başladık. Nasıl bu kadar meşhurdu burası? Bilmiyorduk ama öğrenmeye ramak kalmıştı.

s53_(1).jpg

Lavanta bahçeleri (İnstagramda oldukça popülermiş bakabilirsiniz), nizami şekilde top top sıralanmış, mosmor bir görüntüye sahip. Yani bir gidip görün derim. Dönüştü oldukça acıktığımız için de hem yoldaki ablalardan gözleme yedik hem de Isparta merkezde, valiliğin ordaki ünlü restoranları denedik. ( Oldukça lezzetliydi)

Şimdi ben Isparta’yı neden anlatıyorum biliyor musunuz? Çünkü İnşallah sizlerde sınavı kazanıp filo beklemeye başladığınızda, gönlünüzden büyük ihtimalle Aydın TAFA’yı geçireceksiniz. Herkesin bunu istemesinde farklı bir neden vardır. Ama daha başından Isparta’yı isteyen bir kişi bile görmedim pardon 1 kişi gördüm:) O kişi şu an benim buddy’m. ( buraya sonra geleceğim keza çok önemli bu buddy meselesi!!!).

İşte bu yüzden yazıya, Isparta’yla ilgili ön yargılarımla birlikte girdim çünkü kendimin ne kadar yanıldığını kabul etmem gerekirdi. Burası oldukça güzel bir şehir. Düzenli, modern, imkanları kısıtlı değil ve huzurlu. Doğal güzellikleri sevip gezip tozmak isteyene de çok fazla seçenek var ( Eğirdir: Bilen biriyle gidin mutlaka çünkü çok güzel minik balıkçıların olduğu, huzurlu bir yer; Salda: Bu aralar çok popüler malum. İnsan cidden gözlerine inanamıyor buranın güzelliği karşısında; Yazılı Kanyon: Kendi mangalınızla gidip macera arayabileceğiniz:) veya orada pişirilen balıklardan yiyebileceğiniz ama kesinlikle doğasına, suyuna hayran kalacağınız bir yer. Mutlaka yukarılara doğru tırmanın…) , ekstrem sporları seven kış tutkunları için de (Davraz: Henüz test edilmedi). Aynı zamanda şehirde insanlar oldukça rahat ve hayat özellikle cuma, cumartesi geç saatlere kadar sokakta. En çok ilgimi çeken şey ise motosiklet kullanan kadın sayısı. (Harika)

IMG_8975.jpeg

*Salda Gölü nam-ı değer: Saldivler

Gelelim okul gününe. İlk gün üniformalarımız olmadığı için kendi uygun kıyafetlerimiz ile okulun yolunu tuttuk. Otele gelen servisimiz bizi aldı ve yolculuğumuz başladı. Dürüst olayım havaalanı kapısından geçip ER-AH Aviation Academy yazısını görünce kalbim pıt pıt attı. Bugün oryantasyon günü olacaktı. Bu nedenle biraz daha rahat kafayla yerlerimize yerleştik. Gerekli bilgileri aldıktan sonra, ilk günün rahatlığı ile sohbet, tanışma içerikli bir günü geride bıraktık. Okulumuzu gezerken hepimizi saçma bir sırıtma ve şaşkınlıkla etrafımıza bakıyorduk. Üniversitenin ilk yılları aklıma gelmedi değil. Sınıflar vs çok da olağandışı hissettirmeyebilir ancak gel gelelim simülatör bambaşka. Hocamız bizi içeriye davet ettiğinde simülatör aktifti. O an cidden anladım. Ben “Pilot Olacaktım”…

Okuldan beni almaya gelen aileme de okulu gezdirdikten sonra yine Isparta’yı biraz dolandık. Bu defa otelin muhitini tanımaya çıktık. Hilton Oteli’nin yanı Centrum Garden AVM. Bir pilotun olmazsa olması Starbucks ( 😛 ), sinema, yemek yerleri, Migros gibi önemli noktalar bu AVM’de mevcut. Kuru temizleme vs hizmetlerinden de park katında faydalanabilirsiniz. Yeri gelmişken söylemekte fayda var, Isparta’da hemen hemen her yerde THY indirimi mevcut. Taksi’den tutun,  yemek yerlerine, publara(?) kadar birçok yerde kendinizi özel hissedebilirsiniz 🙂

Sabah kahvaltılarınızı otelde yapıyıorsunuz. Yeni olduğunuz için dersleriniz 07.45’te başlıyor ve servis sizi 7’de alıyor. İşte kaçta kalkmanız gerektiğini buyrun siz hesaplayın. Otelin kahvaltısı gayet güzel. Öğle yemeklerini cüzi bir ücret karşılığında otelde yiyorsunuz ve kendi fikrime göre başarılı yemekler çıkıyor. Akşam yemekleri için ise tercih sizin. ( bu durum için öğrencilere belirli bir ödeme yapılıyor)

Evet, her ne kadar kendinizle gurur da duysanız, yaşınız büyük de olsa, bulunduğunuz ortamda yer almaktan keyif de alsanız, ailenizin ilk gittiği gün hüzün doluyorsunuz. Otelde yaşamaya bayılan ben bile hüzünlü bir kız çocuğu oldum ilk gece.

Gelelim okulun gerçekten başladığı ders günününe.

İlk dersimiz 040 kodlu “Human Performance and Limitations” idi. Çok ama çok tatlı bir hoca ile ilk derse adım atmak bizim için şanstı. Bu ders, konuları gereği insanın oldukça ilgisini çeken bir ders. Gelecekteki hayatınızda, mesleğinizi icra ederken yaşayabileceğiniz sağlık problemlerini, karşılaşabileceğiniz sorunları ve çözümlerini öğrendiğiniz bir içeriğe sahip. Bu nedenle de ilginizi çekiyor. ( Derslerle ilgili kısa yazılar yazmaya karar verdim. Bu yüzden burada daha fazla detaya girmeyeceğim.)

Okulda sistem şu şekilde:

Dersler bittiğinde o dersin sınavına giriyorsunuz, bu geçmeniz gereken bir sınav ve geçme notu 75. Bu derslerin asıl sınavlarına ise SHGM’de giriliyor ancak bunların bazı belirlenen tarihleri var. O tarihlere kadar, siz diğer dersleri almaya devam ediyorsunuz. Uygun zaman geldiğinde ise seçeceğiniz derslerden, SHGM sınavlarına giriyorsunuz.

Bu süreç öyle tatlı ki her an farklı bir şey için heyecan duyarken buluyorsunuz kendinizi. Örneğin okul başlamış olmasına rağmen, resmi olarak THY personeli olmanıza rağmen, üniformanızı aldığınız ve onu ilk kez giydiğiniz günün hazzı tarif bile edilemez. Siz duygulanırsınız, anneniz ağlar. Böyle bir döngü içinde üniforma aşığı olursunuz. Belki de bu mesleğin güzelliği de burda. Her zaman kalbinizin ritmini bozacak bir şeyler barındırması…

IMG_4824

*Üniformanın ilk gününün verdiği heyecan paha biçilemez:)

Okulumuza gelecek olursak kendisi bence gayet başarılı bir kurum. Gerek eğitimi, gerek hocaları gerekse konumu bakımından oldukça keyifli bir yer. Havaalanının hemen içinde olması bizler için büyük avantaj. Isparta’ya gelen tek TK uçağını her gün görmemize rağmen, her defasında tekrar tekrar hayranlıkla izlememizin yanı sıra arada bir gelen devasa askeri-kargo uçaklarında ise dudaklarımız uçukluyor. Yakın zamanda uçuşa başlayacağımız eğitim uçaklarımızın ise süzülüşlerini her an izleme fırsatımız oluyor.

IMG_8823

*Öndeki A400 Atlas, arkadaki minnak da bizim eğitim uçağımız 🙂

Sizlere genel olarak Isparta ve okul hakkında bir tablo çizmeye çalıştım. Dİrekt dersleri anlatmaya başladığımda arada bir kopuklu olacaktı ve sizlerin de benim hikayemde, benim ilerlediğim yollardan gelebilmeniz adına kısa bir giriş yaptım. Yakında sınavlarımız başlıyor ve derslerimizin oldukça ağırlaşacağı söyleniyor. Yine de kısa da olsa sizlere yazmaya devam edecek ve en azından “Orada neler oluyor? sorularınıza bir nebze ışık tutmaya çalışacağım. THY’nin yeni ilanı açıldı biliyorum, bu nedenle hayal dünyasını zenginleştirebilmek, biraz olsun motivasyonu arttırabilmek adına bu tarz yazıların öneminin daha da arttığının farkındayım. Her zaman yazdığım gibi yine yazmak istediğim bir şey var, ASLA VAZGEÇMEYİN. Çünkü burası hayallerimizden bile çok daha güzel. Ne zaman pes edecek gibi olursanız unutmayın ki ben bu süreç için yaklaşık 5 sene uğraştım. Ben de elendim, ben de kaybettim. Burada ki herkesin kendine ait çok orjinal hikayeleri, ilginç background’ları var. Ortak olduğumuz tek nokta ise “HİÇBİRİMİZ VAZGEÇMEDİK”

Çok yakında tekrar görüşmek üzere….

bd

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.