Pilot Oldum, Pilot Olamadım, Pilot Oldum…

Asla Pes Etme

Ne kadar klişe bir cümle değil mi? “Asla Pes Etme!”

Bazı cümleler vardır ki hikayesiyle anlamlı. İşte bu cümle belki de bu yazının sonunda anlam kazanacak sizler için. Çünkü benim için geriye dönüp baktığımda, gurur duyacağım bir 4,5 sene yarattı. Şimdi başlayalım. Yıllar öncesine gidelim hep birlikte…

SENE 2014…

Varoluş amaçlarını sorgulayan bir kız, hayatının en önemli kısımlarından biri olan mesleğinin “Gurur duyacağı, ruhsal olarak tatmin olacağı ve yaşlılık da bile hala beynini kullanmasına imkan sağlayacak” bir meslek olması gerektiğine karar verir. Bunun ne olduğunu bilmez ancak aramaya karar vermiştir bir kere… ( Pilotluğun nasıl karşıma çıktığının hikayesi, bloğumun ilk yazısında detaylı şekilde yazdığı için ikinci baskı yapmıyorum.)

TOEFL SINAVI…

Pilotluk hakkında derin araştırmalar ve düşünmelerden sonra yıllardır o içinde olan boşluğun “çatt” diye dolduğunu hisseder hikayemizin başrol oyuncusu. Gerek meslek disiplinin doğası, gerek öğrenmesi gereken bilgiler (fizik, matematik, meteoroloji, motorlar ve dahası) ve gerek kendi karakteri, bu meslekle öylesine örtüşür ki kendisi bile hissettiği tamamlanmışlık duygusuna hayret eder. Artık tek bir yol vardır önünde, bir an önce başvurmak. Şartları okuduğunda TOEFL şartını görür. Daha evvel bu tarz bir sınava girmemiştir ve çalışmaya ihtiyaç duyduğunu düşünür. Ancak ilan başvuru süresi için kısıtlı zaman vardır. Bu nedenle en yakın tarihli TOEFL’a başvurur.

Sınava girdiği üniversitedeki görevliler sınav boyunca montunun asılı olduğu sandalyeye sürte sürte, arkasında pencere olan daracık bölümden geçip durur. Sürenin çok önemli sınavdan kafasını kaldırıp da görevlileri uyaramaz ama sınavı rezalet geçmiştir.

(Daha sonrasında sınavın yapıldığı merkeze, başkalarının da aynı sıkıntıyı yaşamaması adına salonda çok gürültü yapıldığı, gözetmenlerin sesli konuştuğu ile ilgili mail attım.)

Sınav sonucunu heyecanla bekleyen kahramınımız, bir an önce başvurmak için deliye döner. Neyse ki sınav açıklanır ve istenilen puan tam da kıyısından alınmıştır.

İlk aşama tamamlandı.

İLK BAŞVURU… (İlk başvuru en heyecanlısıydı desem yalan olur, hepsi birbirinden beterdi:) )

Başvuru yapıldı. Türk Hava Yolları, pilot yetiştirme programının yeni çıktığı zamanlar olduğu için süreçler çok ağır işliyordu. Başvurudan sonra çağırılmak aylar alıyordu. Sınav tarihinin verilmesi yine aylar…. Olur da bir de elenirseniz hoooop 6 ay ceza daha. Merak etmeyin kahramınımız, bunların her birini tek tek tecrübe etti, hiç birinden eksik kalmadı. 2015 yılının haziran ayında ilk DLR 1’ine girecekti.

DLR 1…

3426995_0.jpg

Herkesin korkulu rüyası… Ekşi sözlükte başlıklara konu olmuş, astronot seçim sınavı diye dalga ve ağır eleştirilere maruz kalınan o güzide sınav ( Bence en zevklisi). Sınav için başvurusu kabul olan adaylara bir link atılır. Sınavın ne zaman olacağı adaylara bildirilmez ve siz de bir an önce çalışmaya başlarsınız. ( Nasıl bir programla çaılşıtığımı bir sonraki yazımda anlatacağım.) Başvuru yapmaya ilk karar verilmesinin üzerinden neredeyse 1 yıl geçer ki DLR 1 sonucunun açıklandığı mail ulaşır. O zamanlar daha tecrübesiz olduğu için whatsapp gruplarına üyedir. Hatta böyle bir gruba üye olduğu için kendini mutlu ve özel bile hisseder çünkü orda bulunabilmek bile bir başarıdır aslında.

Sınav sonucunda tek bir modülden başarısız olunduğu yazıyordur : Fizik

Kendine en çok güvendiği ( en az çalıştığı ) modülden re-test alır. Ceza: 6 ay

Önce çok üzülür Burcu bu duruma fakat gruptakilerin neredeyse tamamının diğer modüllerden de elendiğini görünce, aslında bir tek fizikten sınava girecek olmanın avantajını anlar.

FİZİK RE-TEST…

TVT1.png

6 ay iyi süre. Burcu önce fizikten belirtilen konuların şablonunu çıkarır. Sonra 6 ay boyunca fizik olur. Konular biter, testle çözülür. Aslında bu sınavın fiziği biraz farklıdır. Zaten elenmesinin nedeni de belki de eğitim hayatında alışık olduğu teorik fizik kavramlarından uzak bir sınav içeriği olmasıdır. Ama bu defa çalışır.

Sınav günü sınavı ilk 10 dakikada bitirir ve muhtemelen de hatasız bir sınav yapmıştır.

İLK KURUL MÜLAKATI…

Yazılanlara göre DLR 1’i geçmek o kadar büyük bir olaydır ki onu geçen zaten kazanmış sayılır. Kurul mülakatı hakkında verilen bilgiler, mülakatın hep sohbet havasında geçtiği, çok basit düzeyde teknik soru geldiği yönündedir. Yine aylar sonrası için tarih verilen sınava gayet iyi hazırlanılır. Fakat taktiksel bir hata yapıldığı sonradan belli olur. Burcu kendini o kadar çok teknik detaya boğmuştur ki konu kendisini anlatmaya gelince afallar, ne anlatacağını şaşırır. Bazı zamanlar vardır, ne anlattığınız kadar nasıl anlattığınız da önemlidir. Mülakat kötü geçmiştir, kendisi de bunun farkındadır.

Sonuç: Re-Test

HAYAL KIRIKLIĞI…

Ne yapacağını bilmeden geçen birkaç gün… Endişe, korku, üzüntü dolu… Neden elendim? Acaba ben uygun değil miyim? Benim eğitimim bu alanla ilgili olmadığı ( Peyzaj Mimarlığı) için mi elediler? Can sıkıntısı saçma aksiyonlar getirir. Sıkıntıdan basket maçı yapıp kafa dağıtmak ister Burcu. Kardeşiyle birlikte çıktıları maçta bileği döner ve sakatlanır. Artık sadece zihinsel değil, fiziksel olarak da acı içindedir. Çekilmez günler alçılı ayakla daha da müthiş hale gelmiştir.

İKİNCİ KURUL MÜLAKATI…

Herkesin geçilmesi imkansız dediği şeyden başarılı olup, mülakattan elenmek ilk zamanlar oldukça can sıkıcı duygulara neden olur. Ama içinde bir yerlerde o da mental olarak bir şeyleri eksik yaptığını bilir. Re-test için yine aylarca beklemesi gerekir. O esnada işinden de ayrıldığı için, havacılıkla ilgili bir şeyler yapmak ister. Uzun araştırmalar sonucu İngiltere’de bir okul bulur ve oraya başvuru yapar. 3 aylığına orada eğitim alacak ve dönmeye yakın cezası biteceği için tekrar başvuru yaparak sınava girecektir.

Bu esnada üniversite sınavına hazırlanan kardeşi ile birlikte sınava girer. Kazansa bile daha çok uzun sürecek olan bu süreçte, teknik bir bölüm tercih ederek bir süre eğitim almayı planlar. Akademiye hazırlık olsun diye düşünmek bile onu heyecanlandırır.

Kazanılan Okul: Ankara Üniversitesi, Fizik Mühendisliği>h3>

Aksilikler silsilesi başlar:

-Vize memurları evrakları yanlış okuduğu için iki defa vizesi reddedilir.

-Uçağının olduğu günden önceki gece darbe (kalkışma) girişimi yapılır ve az kalsın her şey iptal olacaktır. Neyse ki Türkiye’den kalkan ilk uçakla İngiltere’ye doğru yola çıkar.

WPE-London-HomepageHero-Hero-V1.jpg

İngiltere’den dönmeye yakın tekrar başvurusunu yapar Burcu. Döndüğünde ise aklındaki saçma kuruntulardan kurtulmuş, mülakata tamamen hazır  bir zihniyettedir. Ancak tarih yaklaştıkça eski deneyimi aklına gelir, korkular sarar dört bir yanını. Korkunun ecele faydası yoktur. Rahatlamaya çalışır. Sınav günü çok gergindir fakat mülakat odasında işler değişir. Kendini bu defa iyi şekilde ifade eder ve sonunda bir sonraki aşamaya geçmeye hak kazanır.

BİRİNCİ DLR 2 SINAVI…

Artık son aşama. Yüzdüm yüzdüm kuyruğuna geldim der kendi kendine kız. Arkadaşları “Artık pilotsun ssshhh” diye takılırlar. Aslında kendisi bir kere bile o şekilde düşünmez çünkü Alman psikologlarla yapılan bu mülakatın ne kadar zor olduğunun bilincindedir. Yine aylar sonra bir sınav günü gelip çatmıştır. Bu mülakat tamamen psikolojik bir oyun denir hep. “İyi geçti diyen elenir, kötü geçti diyen kaybeder” efsanesi bilinir. Ama Burcu hayatında hiç bir zaman kötü geçti dediği bir şeyi kazanmamıştır.

Sınav kötü geçer. Bir şekilde karşısındakilerle elektriği tutturamamıştır. Bilemediği bir şey olmadıysa da kurulun gözlerinde bir ışık görememiştir.

Cevap: Olumsuz

SUNEXPRESS MACERASI

sunexpress-kampanyalari.jpg

Bekleme süreleri çok uzundur ve o esnada Sun Express de pilot yetiştirme programı açacağını duyurmuştur. Aklında, kalbinde Türk Hava Yolları olan kız bir yandan da deli gibi pilot olmak ister. Neyse bir kez daha elenirsem, o zaman Sun-Ex’e başvururum der ancak yaşı 30’a yaklaşmaktadır ve Sun-Ex yaş sınırı 30’dur. Bu fırsatı tepmemeye karar verir. Bu defa IELTS’e başvurur. Gerekli koşulları sağlar ve başvurusunu yapar. Sun-Ex’ten gelen tanışma daveti üzerine 568094789. kez İstanbul’un yolunu tutar. İlk defa THY’den farklı bir yere gittiğini düşünüyordu, garipti. Onun gibi gelen başka adaylar vardı. Çok güzel bir salonda, güleryüzle ağırlandılar. Daha sonra sınıf gibi bir yere geçildi. Oldukça güzel hazırlanmış bir ortam vardı. İki Alman sorumlu, bir de Türk pilot adayları bilgilendirmek üzere hazırlardı.

Süreç anlatıldıktan sonra soru-cevap kısımları başladı. Burcu durumunu anlattı ve DLR-2 tarihi beklediğini, THY’den elenirse onların sınavına girmek istediğini söyledi. Fakat onlar, seçimlere hemen başlayacaklarını, bir tercih yapması gerektiğini söylediler. Aynı zamanda DLR 1’i geçmiş, istekli bir kişinin sınavlarını kazanmasının olası olduğunu da bildirdiler. Çok sevindi ama bir seçim yapması gerekiyordu… Türk Hava Yolları’nı beklmeye karar verdi…

İKİNCİ DLR 2 SINAVI…

Artık yavaş yavaş çökmeye başlamıştır kızın psikolojisi. Özellikle DLR 2 sınavı, o kadar muamma bir sınavdır ki öncekiler gibi “tamam bunu düzelttim mi geçerim” denemez. Şimdiye kadar ortaya koyduğu en büyük çalışma temposunu koyar ortaya. Havacılık, psikoloji, kendi hayatı vs vs…. Uyurken, banyoda, arabada, yüzerken bile mülakat yapar kendisini. Sınav günü gelir yine…

Tek kelime ile tarif etmek gerekir bu sınavı: Berbat

Sınavdan çıkınca gözleri dolar… Günlerce uykusuz bekleme sürecine girer bir ümit olumlu bir yanıt alır diye. Ama her şey bitmiştir. İki defa elenerek hayalim dediği meslekten sonsuza kadar kopmuş olur. Kocaman harflerle “Hayatınızda başarılar dileriz” yazısı onun canını şimdiye kadar en çok acıtan cümle olmuştur.

**O kadar kötü bir his, o kadar zor zamanlardı ki yazının bu kısmına kadar yazıp devam ettiremedim ve bıraktım. O günü bir daha hissetmek, o an dünyamın nasıl başıma yıkıldığını hatırlamak bile yıpratıcı oldu. Şimdi kendimi zorlayarak, kendi ağzımdan hikayeme devam edeceğim.**

Artık bütün haklarım bitmişti. Sun-Ex için yaşım tutmuyordu. Defalarca mail atsam da özel okulları araştırıp bir çıkar yolu bulmaya çalışsam da bir çözüm bulamadım. Kabullenmek istemiyordum. Ben kendimi ait hissettiğim yeri biliyordum. Hayatım boyunca hiç bir şeye bu kadar keyif alarak çalışmamıştım. Bıkmadan, usanmadan devam ettim. Böyle olmamalıydı. Aylarca kendime gelemedim. Ve sonunda devam etmek zorunda olduğumun farkına vararak iş ilanlarına bakmaya başladım.

İşlere baktıkça ağlıyordum. Hiç biri bana göre değildi. Hiç bir iş pilotluğun muadili olamazdı. Başvurduğum yerlerden mülakat için arıyorlardı ve görüşmelerde sorulan o klasik sorular beni sadece sinir ediyordu.

Bu işi neden istiyorsunuz? – İstemiyorum ki

Sizce bu departmanda sizi farklı kılacak ola şey ne? -Hiç bişey

5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz? – Gökyüzünde

Mülakatlarda bu kadar isteksiz davranacaksam neden başvuru yapıyordum? Eğer çalışmak istiyorsam, o zaman neden uyuz gibi davranıyordum. Hayatımda ilk defa bir şeylerden vazgeçiyordum, kabulleniyordum. Kendime şunu söylemeye başladım “İş belki de her şey değildir? ( arkadaşlarım böyle söyleyip duruyorlardı).” Bütün hücrelerim gerçeği biliyor ve kabul etmiyordu. Ama çalışmak ve kendimi toplamak zamanıydı.

INDITEX MAĞAZA MÜDÜRLÜĞÜ…

inditex-group-fashion-brands-logos-split-croatia-february-logotypes-mall-split-february-world-famous-retailer-89078446.jpg

Hayatım boyunca ne alışverişten hoşlandım ne de moda, tekstil gibi alanlara ilgi duydum. Inditex, sektörün devi olduğu için ve en azından gelişim imkanı çok olduğu için çalışmayı düşünebildiğim bir yerdi. Görüşmelere giderken yine beş karış surat ve gözlerim dolu dolu gidiyordum. Neyse ki bu defa karşıma öyle insanlar çıktı ki, resmen işi değil onları kabul ettim. En tepeden tırnağa çok kaliteli, çok güzel insanlarla tanışma fırsatı bularak yeni işime başladım.

SAKATLIK… 

IMG_5303B171A046-1.jpeg

Bu işin gereklerinin en başında ayakta durmak gerekiyor. Ama öyle bir ayakta durmak değil. Saatlerce. Çalışma saatleri inanılmaz. Daha öncede bahsettiğim gibi bir sakatlık geçirmiştim. Bu kadar uzun süreler ayakta kalmak beni zorlamaya başladı. Dayanmaya çalışsam da olmadı. İleride bana bir problem çıkarmaması adına gönüllü olarak ameliyatı kabul ettim. Ve ameliyat oldum.

Ameliyattan sonra alçılı kaldığım dönem başladı. Akabinde de fizik tedavi. Bu süreçte kendimi dinlemeye fırsatım oldu ve bir daha beynimi, zihinsel bilgilerimi kullanmayacağım işlere başvurmayacaktım. Ama ne yapacaktım?

Zaten kısıtlı hareketim olduğu için kodlama öğrenmeye başladım. Beni meşgul tutuyordu ve inanılmaz zevkliydi. Aklımda ise sadece pilotluk vardı.

THY’yi takipteydim. Bir gün yaş sınırını yükselttiklerini gördüm. O kadar heyecanlandım ki hemen mail attım. Ancak kendileri yaşım tutsa da hakkımın olmadığını söylediler. Her gün ilk iş THY ilanlarını kovaladım. Eğer pilotluk olmayacaksa bile havacılıkla ilgili dolu dolu bir şey yapmak istiyordum.

İNSANLARIN SİTEMİ…

İnsanları bıktırmıştım. Benim için bunun bir alternatifi olmadığını anlatamıyordum. Herkesten uzaklaştım. Çoğu kişi, işe fazla anlam yüklediğimi, iyi para kazancağım işlerden birini seçip, hayatıma bakmamı öneriyordu. Ama ben “Nasıl yani pilot olacakken, şimdi gidip modayla mı ilgileneyim? veya x işini mi yapayım diyordum.” Kabul et Burcu artık, devam et. Böyle yapa yapa kendini harap ediyorsun elinden bir şey geliyor mu ki?

MUCİZELER GERÇEKLEŞİR…

Kendim için doğru olanı bulana kadar freelance işlerle evden açlışıyordum. Çeviriler, içerik üretme, yazı yazma gibi daha kendime ait işlerle yaşamımı idame ettiriyordum. Hem de farklı bir kariyer patikası çizmem gerekmiyordu. Bir gün THY bir ilan yayımladı. Kurul mülakatından 2 kez elenenlere 3. bir hak verilecekti. Heyecandan delirdim. Hemen Türk Hava Yolları’nı aradım. Belki DLR 2 için geçerliydi? Kim bilir?

Ama değildi…

Tam kapatacakken, görevli hanımefendi dünyanın en güzel cümlesini söyledi ” Onun için de çalışmalarımız devam ediyor…”

Heyecandan çılgına dönmüştüm. İnanılmaz birşeydi bu. Annemi aradım, kardeşimi aradım çığlık çığlığa. Çok yakın zamanda THY’den davet maili geldi.

BİR HAK DAHA VERİLMİŞTİ. SON BİR HAK. ŞÖYLE DİYORDU:

“BÜTÜN SINAVLARA BAŞTAN GİRECEKSİNİZ!.”

Benim için fark etmezdi. O sınavlara girmek bile bir ayrıcalıktı zaten. Ve ikinci bir şans hikayesi böyle başladı…

İKİNCİ DLR 1 – BAŞARILI

CRM- BAŞARILI

KURUL MÜLAKATI- BAŞARILI

FİLO PLANLAMASI – ……. BEKLENİYOR :))))))

resized_62b28-9b5635b6293016.jpg

*Hava Yolları yeni bir uçak aldığında yapılan karşılama

Kimileri size yapamayacağınızı söyler, kimileri zaten uygun olmadığınızı. Kimileri devam etmenizi söyler, kimileri alışmanızı. Ne olmak istediğinize siz karar verin, hayatınızın sayfalarını kendiniz yazın. Bir başkasının senaryosunda oyuncu olmayın. Siz elinizden gelen her şeyi sonuna kadar yapın ve unutmayın;

“Şans, yalnızca hazır olan beyinlere güler.” L.Pasteur

3 Replies to “Pilot Oldum, Pilot Olamadım, Pilot Oldum…”

  1. soluksuz okudum, okuduğum en dürüst ve akıcı süreç yazısıydı tartışmasız. Kapanıştaki yazınıza ek if you try you may fail but if you don’t you will never achieve demek istiyorum. Hayatınızda başarılar ve mutluluklar diliyorum

    Beğen

    1. Merhabalar. Cok tesekkur ederim. Yazdiklarimin oralarda biryerlerde okundugunu bilmek cok guzel bir his. Ben de sizlere basarilar dilerim.

      Beğen

  2. Hayatına iç mimar olarak devam etmek istemeyip, pilotluk hariç hiç bir mesleğin bana uygun olmadığını düşünürken ve tam ümitlerimin kırıldığı anda bu yazıya denk gelmek. Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun ve ilham kaynağı olduğunuz için ayrıca teşekkür ederim.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.