THY Pilot Seçimleri/DLR sınavları(1)

Şimdiye kadar bir kaç yazı denemem oldu fakat tema seçimi, başlık seçimi ve özellikle de ilk yazıda kendimi ve amacımı tanıtma çabaları derken, gerçekte yazmak istediğim şeyi yazma isteğimden uzaklaşıp kayboldum. Gördüm ki, kendimden bahsetmek çok rahatsız edici ve yazarken birilerine hitap etme şekliyle yazmaya çalışmak, beğenilme endişesi getiriyor,saf bilgi aktarımına engel olarak, beni amacımdan uzaklaştırıyor. Şu yazdığım paragraf bile yeterince soğutmaya yetti örneğin. O yüzden…

Pilot olmak…

Dünyanın en prestijli ve hakkında hayal kurulan mesleklerinin başında geliyor. Küçük çocuklara o meşhur soruyu sorduğunuzda, mutlaka duyacağınız yanıtlar arasında her zaman. İnsanoğlunun uçma isteği, belki özgür olma fikri , belki de o dev makinayi kontrol edebilme kudreti… Onlarca makul sebebi olabilir pilot olma arzusunun. Fakat hayallerin mesleği, kolayca elde edilebilir mi? Pilot olabilmenin bir kaç yolu var. En erken ve itina ile seçilmiş yolu, sanırım daha lise yıllarında karar verip, sıkı bir çalışmayla üniversitelerin pilotaj bölümlerine girmek. Bu yoldan gitmeyenler için ise, özel uçuş akademileri mevcut. Fakat bu okulların rakamları dudak uçuklatan cinsten. Aynı zamanda, bir çok negatif etkiyi de beraberinde getirmekte- mezun olduğunuzda,iş garantinizin olmayabileceği gibi. Ben ise yolculuğun kendi bildiğim tarafını, THY Akademi seçmelerini anlatabilirim. 

Bir akşam eski erkek arkadaşım ile otururken bana,üniversiteden eski bir arkadaşı ile karşılaştığını ve arkadaşının pilot olacağını söyledi. Çok şaşırmıştı. O kadar merak etmiş ki, oturup uzun uzun konuşmuşlar. O zaman yıl 2014 idi. Benim ise tam olarak hayatı derinden sorgulamaya başladığım, işlerimizi manasız bulduğum ve arayış içinde olduğum bir zamandı. Eskiden sadece mühendislerin başvurabildiği bir pilot programı olduğunu biliyorduk fakat bu yeni düzenleme ile üniversite mezunu ve iyi İngilizce bilen kişilerin başvurabildiklerinden haberimiz yoktu. Erkek arkadaşım birden kafaya taktı bu süreci ve arkadaşından sınavlara hazırlık için gerekli dökümanları ve THY’nin adaylara hazırlanmaları için gönderdiği, bilgisayar üzerinden çözebildiğiniz testleri edindi. Sürecin adı DLR idi.Alman Havacılık ve Uzay Dairesi tarafından, savaş yıllarında, pilot ve günümüzde de astronot seçmek için kullanılan, bir takım testler bunlar.İkisi birden,bana mutlaka testlere bakmam gerektiği, çok seveceğim söylenip duruyordu. Sürekli bu konuya maruz kalmaya başlamıştım aslında, konu pilotluktan çıktı ve sınavların ne kadar zor ve farklı olduğu, kimin yapıp yapamayacağına geldi. Tabii ki benim hırslı ve kazanmayı seven yanımı harekete geçirip, beni de içine çekmeye çalışıyorlardı:) Direndim direndim ama bir akşam ben elimde kumanda “Game of Thrones” seyrederken, erkek arkadaşımın yanımda testleri çözdüğü zaman tuzağa düştüm. Aslında kendisi kendine söyleniyordu, zaman bitiyor , yetişmiyor vs vs diye. Ben de bunu duyunca, hemen göz ucuyla ekrana baktım ve yarış başladı. Hiç unutmuyorum ilk test “perceptual speed” adı verilen, saatlerden oluşan bir algı hızı testiydi.(tek tek anlatacağım testleri) Yarım ağızla rakamları söyledikçe, gelen tepkilerden anlamaya başlamıştım ki , bu işi becerebiliyordum. Üstümde ki baskılar arttı çünkü öğrendim ki, onlar bunu haftalarca denemeden sonra gerçekleştirebilmişti. Hoşuma gitti duyduklarım ve daha da önemlisi, testler o kadar keyifliydi ki, oyun oynamaya öyle çok da düşkün olmayan ben bile , bağımlısı oldum. O günden sonra, öncelikle pilotluk mesleğini araştırmaya koyuldum. Tamam bunları yapıyorum ama ben bu işi sever miyim? Becerebilir miyim? Araştırdıkça heyecanım arttı, öğrendikçe farkettim ki “meğer benim için biçilmiş bir kaftan varmış oralarda” . Artık testleri ben de bilgisayarıma yüklemiştim ve ciddiye alarak çalışmaya başlamıştım . Önce TOEFL’dan istenen puanı almam gerekiyordu tabi. Bu da önce biraz İngilizce çalışmam gerektiği demekti. Daha önce hiç girmediğim bir sınav olduğu için, mutlaka yolunu yordamını öğrenmem lazımdı. Ama bu tarafta hayaller aldı başını gitti tabi. Biz iki pilot maaşıyla , neler yapabileceğimizi düşünmeye çoktaaaaan başlamıştık bile. Ne arabalar ne motorlar aldık, ne ülkeler gezdik ohoo. Hatta ilk pilot kavgamızı bile ettik, hani hosteslerin pilotlarla takılma söylentisi vardır ya hep, işte o sebepten 🙂 Ben hostesler yüzünden ona güvenmedim. O ise, kendisinin daha büyük tehlikede olacağını çünkü kadın pilotun ne kadar az olduğunu, herkesin peşimde olacağını iddaa etti durdu. (belki o zaman değil ama tabii ki ilerleyen zamanlarda ayrıldık 🙂 ama konumuz zaten bu değil)

Evet gelelim sürece. Olabildiğince aklıma gelen tüm detayları ile birlikte anlatmaya çalışacağım çünkü bu yolda insan bazen en ufak pürüzde takılıp kalabiliyor, onu gözünde büyüttükçe büyütebiliyor. İşin kötü tarafı öyle ha deyince ulaşıp, sorularınıza yanıt alabileceğiniz kimseler bulunmuyor. Gerçi son 1 senede , sürecin bilinirliği oldukça arttı ve forumda da aydınlatıcı bilgiler yer almakta yine de her tecrübe, bir bilgidir. 

THY pilot seçimine katılabilmeniz için öncelikle sağlamanız gereken kriterler var. Bunların başında İngilizce dil puanınız gelmekte. TOEFL’dan min 76, ve IELTS’den min 6,5 almanız gerekiyor. Bu detayları zaten, şirketin kendi sitesinden bulabilirsiniz. Tembellik etmeyin bakın. Bu yola baş koymuş kişi, zaten hayat boyu öğrenmeyi ve araştırmayı göze almış kişidir.

Kısa bir süre TOEFL için hazırlandıktan sonra gereken puanı alarak, başvurumu yaptım. Kısa bir süre sonra şirket tarafından evrak teslimine çağırıldım. Unutmayın ki “BMI”(body mass index) oranınız mutlaka ama mutlaka tutmalı. Bu gözler,1 cm kısa olduğu için elenen de gördü, 1 cm uzun olduğu için elenen de. Kendim ise kilo açısından zayıf kaldığım için, çağırılma tarihimden itibaren, her gece aralıksız makarna yemekle meşguldum. İstanbul’da yaşamadığım için, ve genellikle sabahın erken saatlerinde davet ettikleri için, ben geceden itibaren tuvalete gitmeyi keserdim. (!ilerde lazım olacak) ve saat yaklaştıkça litre litre su içerdim. Öncelikle bu bir risk ve sağlığa çok zararlı herşeyi geçtim, ölçümler yapılırken her an bir kaza yaşamanız olası(evet altınıza kaçırabilirsiniz espri değil bu). THY’nin evrak teslim merkezi, toplu taşımanın gitmediği, anayoldan geçerken binayı gördüğünüz ama gitmek için uğraşacağınız bir yerde. Taksi tutun uğraşmayın eğer mümkünse. Özellikle kış aylarında ve yağış varken eziyete dönebiliyor. O sokakta herşey Çınar isimli. Tam köşede Çınar büfe gibi birşey var, sabahın köründe gittiğinizde orada oturup poğaça,börek yiyebilir, çay,kahve içebilirsiniz. Genelde etrafınızda THY çalışanlarını da göreceksiniz zaten. (lezzetli demedim)

Ben sürece katıldığımda 2014 yılıydı ve tam da olgunlaşmamış şekilde yönetiliyordu. Başvuru için gelen “pilot(!) adaylarını” saatlerce kapıda, yağmurun altında bekletiyorlardı. Fakat şu an durum oldukça güzel yöetiliyor. İçeriye girdiğinizde, diğer adaylarda orada olacak( bu arada takım elbise giymek zorunda değilsiniz, korkmayın, sadece boy-kilo ölçümü olacak). Sırayla gelip evraklarınızı alacaklar, daha sonra da sizleri sırayla ölçüm için davet edecekler.İşlem burada bitiyor ve size bir A4 kağıdına yazılı bilgilendirme formu veriliyor. Genelde aynı gün içerisinde size mail geliyor THY’den ve burada size bir link gönderiliyor. Bu linke, size verilen şifre ve kullanıcı adı ile giriyorsunuz ve işte beklenen an. Karşınızda DLR örnek sınavlarınız. Bunlara sınav demek ne kadar doğru bilmiyorum, modüller diyelim.

Öncelikle bu süreçte tanıştığım bir çok insan gibi, panik atak olmayın. Bu sınavlar zor sınavlar değil ama gereğini yapana. Sürekli bir yerden birşeyler bulmaya çalışmak veya insanlar ne demiş, ne yapmış diye araştırmak yerine, kendinizi test edin, kendi skorlarınızı tutun ilk günden itibaren, ve oturun yapın.Bu kadar. Tabii ki ilk gördüğünüz herşey zor gelecek, şimdiye kadar hiç aşina olmadığımız bir süreç bu, öyle olması çok doğal. Öyle anlar gelecek ki, demek ki benim kapasitem bu kadar diyecek hatta acaba benden pilot olmaz mı? diye sorgulayacaksınız kendinizi. Bence bu soruya yanıt, bu zorluğun üstesinden gelip gelemeyişinizde gizli zaten. Bu zorlukta vazgeçiyorsanız, yolun başındayken bırakın çünkü bu sürecin en kolay ve zevkli kısmı bu DLR 1 seçim süreci. Modülleri bilgisayarınıza indirin, ve öncelikle size verilen “tips and tricks” kağıdındaki bilgileri anlayarak, özümseyerek okuyun. O bilgiler süs olsun diye verilmiyor. Günler geçtikçe kafanızda oluşacak bazı soruların yanıtları hatta daha ötesi orada var. Mental olarak hazırsanız şimdi tek tek , modüllerle tanışmanızın zamanı gelmiş demektir.

Bu modüller zorluk derecesine göre. Kolay olanından başlayın. Biraz yapmaya başlayınca, hemen diğerine geçmeyin o level için usta olana kadar yapmaya devam edin. Bunu daha sonra her level için tekrarlayın. Bazı  modülleri diğerlerine göre daha kolay yapacak, daha iyi sonuçlar alacaksınız. İyi yaptıklarınızı savsaklarsanız, gerçek sınavdaki zaman baskısı ve stres ile birlikte en güvendiğiniz yerden darbe yiyebilirsiniz, sürekli egzersiz yapmaya devam edin. Bazı modüller birbirinin kardeş modülü, bu büyük avantaj çünkü biri diğerini kompanse edebiliyor demek bu.Gelelim modüllere… ( şu an ki sistemde, ingilizce sınavı dyned isimli bir sınav ile ölçülüyor,benim girdiğim sınav bu değildi bu sebeple araştırmanızı tavsiye ederim-çok kolay bir sınav,merak edip şöyle bir baktım).  

*not: bu süreç boyunca herşeyi ingilizce duyacak ve kullanacaksınız. DLR 1 de başarılı olursanız, ileride de kullanacağınız dil İngilizce. Doğal olarak terimleri size verilen haliyle, İngilizce oalrak kullanın. Ben de aynı sebepten, burada ingilizce isimleri ile yazıyorum.

Physics, English, Math, Mental Arithmetic, Visual Memory, Perceptual Speed, Running Memory Span, Cube Rotation, Concentration, Spatial Orientation, ve MIC(!)

Aşina olduklarımızdan başlayalım. Fiziğe karşı ilgili bir insan olarak Fizik sorularını daha kolay yapabileceğimi düşünerek,İngilizce’yi de zaten biliyorum mantığı ile ben Matematik’ten başladım çalışmaya.Biliyordum ki, matematik sorularında zaman sıkıntısı yaşanıyordu ve kağıt kalemimiz olmayacaktı. Bu nedenle ufak hatalar can sıkıcı olabilirdi. Örnek soruları çözmeyi başladığımda, ne kadar basit olduklarını gördükçe hem şaşırdım, hem memnun oldum. Artı olarak, kendi eğitim sistemimizin aksine, burada gerçekten beyninizi kullanarak çözdüğünüz sorular olduğu için, tatmin olmuş hissediyorsunuz. Tabii ki aynı soruların gelmesini kimse beklemiyordur herhalde. Yine de verilen modülleri hızlıca çözmek, takıldığınız yerlerde çözme mantığını, ne yönde düşünmeniz gerektiğini kavradığınız sürece matematik modülünden sıkıntı yaşamazsınız. Sınav günü biraz stresli oluyorsunuz ve dokunmatik ekranlarda sıkıntı yaşar mıyım?, yanlış kodlar mıyım? gibi endişeleriniz oluyor. Olmasın. Yapamazsınız anında boş bırakın ve geçin, çünkü ileride yapabilecekleriniz mevcut her birini tamamladıktan sonra, dilediğiniz soruyu seçerek, geri dönmek cidden oldukça basit. Bu süreç zaten oldukça seçici ve stresli ,inanın sizi bir de ekstra strese sokacak durumlardan, onlar da kaçınıyorlar. Benim düşünceme göre, matematik soruları gerçekten basit, İngilizce anlamakla ilgili sıkıntısı olanlar, evde pratik yaparken, aşina olacaksınız, korkmayın. Bir de bazı sorularda şıklar olacak bazılarında olmayacak. Virgüllere dikkat edin sonucu yazarken. Birimlere de dikkat edin soruları okurken. KM/h ler m/sn’ler aradan kaçabiliyor bazen.

*Matematik modülünde kağıt kalem veriliyordu, hatta verilen tek modül. Ben neden yanlış hatırladım bilmiyorum.

*dipnot: Sürecim ekstra olarak çok çok uzun sürdü ve bu süreçte tanıştığım onlarca insan, dahil edildiğim çok fazla whatsapp grubu oldu. Buradaki en zor şey ne modüller, ne MIC (simülasyonumsu test), ne süre, sadece sürekli endişe içinde olan ve panik halinde düşünmeden sorular sorup, ……. şöyleymiş, ……. yapınca eliyorlarmış, benim arkadaşım…….. şeklinde konuşan kişiler ve katlanarak çoğalan diyalogları. Kulaklarınızı tıkayın ve kendi beyninizi kullanın.

İngilizce: Yukarıda da belirttiğim gibi, şuan sınav farklı o yüzden boşuna eski sistemi anlatmaya gerek yok. Fakat ben kısa bir araştırma ile DYNED sınav örneklerini internetten bulabildim, siz de araştırmacı ruhunuzu devreye sokun;) Umarım hala saçma sapan deyimleri ezberlemeniz gereken bir sistem yoktur. Malum başvuran herkes, İngilizce bildiğini ispat eden bir belgeyle zaten kabul ediliyor. neyse…

*Mevcut sistemde Dyned sınavı da kaldırılmış.

Fizik: İlk söyleyeceğim şey , bu modülü küçümsemeyin ama kesinlikle de gözünüzde büyütmeyin. Temel Fizik yasaları aynı olduğuna göre, soru tarzları farklı olsa da,bu temelleri biliyor ve farklı şekilde uyguluyor olmanız gerekiyor. Kısacası mantıklı düşünebilme kabiliyeti ve bunları bilgilerinizle harmanlayabilmeniz lazım.Burada bir “trick” yok mu ? Var tabii ki. Hem de pek de adil olmayan bir durum aslında. Ortada dönüp dolaşan 500+ örnek fizik sorusu var, bu sorulara çalışır, teker teker mantıkları öğrenir iseniz, gidiş yollarını özümserseniz, Fizik’ten daha sürenizin yarısında full çekmiş olacaksınız. Tabii bir de soruları ezberleyip, sınavda şekil aynı diye, aynı cevabı işaretleyenler vardı. Sanırım bir şey söylememe gerek yok bu aşamada? Sınav günü, soruları okuyacak, ve test şeklinde olan seçeneklerden ,doğru cevabı yine aynı dokunmatik ekrandan işaretleyeceksiniz. Hepsi bu .

Herkesin çalışma ve algılama biçimi farklıdır, ben günümü 3 parçaya bölmüştüm ve öğleye kadar fizik-matematik-ingilizce üçlüsü; öğleden sonra modüller ve akşam periyodunda MIC şeklinde.

Konusu açılmışken, MIC denilen modül, simülasyon,oyun karışımı bir şey, buna çalışmak için joystick’e ihtiyacınız olacak. Yine forumlarda bulacağınız bilgilerden de edinebilrsiniz,hatta joystick’i bile oradan edinebilirsiniz(işi biten kişiler ikinci el olarak satabiliyorlar). Logitech 3d joystick , sınavda kullanılan joysticktir.Hassasiyetine aşina olmak, el alışkanlığı edinmek ve psikolojik olarak da daha rahat hissetmek için tanıdık bir yüz fena olmuyor sınav masasında. 

Tüm detaylarıyla aklıma gelenleri paylaşmaya devam edeceğim. Diğer modüller,ikinci yazıda olacak.

bd

 

2 Replies to “THY Pilot Seçimleri/DLR sınavları(1)”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.